Analiz

BURJUVAZİNİN STALİN DÜŞMANLIĞININ TEMELİ: SOSYALİZM KORKUSU

STALİN Emperyalizme karşı uzlaşmaz olduğu için burjuvazi saldırıyor!
STALİN Sosyalizmde, Proletarya Diktatörlüğünde ısrarlı olduğu için, sosyalizm iddiası olmayanlar saldırıyor!

STALİN: LENİN’İN ÇİZGİSİNİN KARARLI TAKİPÇİSİ

1917 Ekim Devrimi gündeme geldiğinde, Stalin’in adı Lenin’den sonra anıldı.
Lenin’in çizgisinin, Leninizm’in kararlı ve ısrarlı takipçisiydi. Bu nedenle, Stalin Lenin’in olduğu her yerdeydi.

  • Lenin’in önderliğinde sürdürülen savaşta,
  • İktidar mücadelesinde,
  • İç savaşta,
  • Sosyalist inşada…

Yan yana yer aldılar.

Stalin, 21 yaşında Lenin’in izinde, onun öğrencisi olarak Bolşevik hareketin içinde yer aldı. Devrimci faaliyetleri nedeniyle tutuklandı, tutsaklıklar yaşadı. Lenin’in ölümünden sonra SBKP’nin önderliğine getirildiğinde, arkasında böylesine mücadele dolu bir tarih vardı.

 

EMPERYALİZMİN BEKLENTİSİ BOŞA ÇIKTI: İLK HAYAL KIRIKLIĞI

Lenin’in ölümü sonrası emperyalist cephe, Bolşevikler içinde ayrılıklar bekliyordu. Bu ortamı kışkırtmak için provokasyonlar yapıldı. Ancak beklenen gerçekleşmedi.

Stalin, halkın, Partinin ve Sovyetler’in önderliğini üstlendi; sosyalizmin inşasına devam etti. Bu, burjuvazinin yaşadığı ilk büyük hayal kırıklığı oldu.

 

STALİN DÜŞMANLIĞININ YOĞUNLAŞMASI: HEDEFTE SOSYALİZM VARDI

Sosyalist inşa sağlam adımlarla ilerledikçe, sosyalizme düşmanlık Stalin düşmanlığına dönüştü.

Stalin:

  • Sosyalizmi tek ülkede inşa etme tezinin mimarı,
  • Kuşatma altında sosyalizmi yaşama geçiren önder olarak,
  • Tarihe sosyalizmle birlikte anılan isim olarak geçti.

Bu nedenle sosyalizme yönelik saldırıların odak noktasında oldu.

STALİN’İ KARALAMA KAMPANYALARI VE ETKİLERİ

Emperyalistler Stalin’e saldırırken, reformist ve uzlaşmacı sol kesimler de zamanla burjuvazinin bu saldırılarına “soldan” katıldı.
Bu saldırılar:

  • Halkın bilincinde bulanıklık yarattı,
  • Reforme edilmiş solda etkili oldu,
  • Ancak Stalin’in halklar nezdindeki onurlu yerini silemedi.

 

İKİNCİ EMPERYALİST PAYLAŞIM SAVAŞI VE STALİN’İN ROLÜ: İKİNCİ HAYAL KIRIKLIĞI

Savaştan sonra yeni sosyalist devletler ortaya çıktı. Emperyalist cephe, Nazi Almanyası’nın Sovyetler’i yıkmasını bekledi. “Hitler, Stalin’in işini bitirsin” diye savaşa seyirci kaldılar.

Ancak:

Stalin öncülüğündeki büyük direniş faşizmi püskürttü, Sovyetler’i savundu, faşizmi ininde boğdu.

Bu, emperyalistlerin yaşadığı ikinci büyük hayal kırıklığı oldu.

FAŞİZME KARŞI ZAFER VE STALİN’İN TARİHSEL ROLÜ

Stalin:

  • Nazi ordularını yenilgiye uğratan,
  • Romanya, Polonya, Çekoslovakya gibi ülkelerde halk iktidarlarının kurulmasında belirleyici rol oynayan,
  • Emperyalist oyunları bozan önderdir.

Bu başarılar, Stalin’e duyulan burjuva nefretini büyüttü.

SONUÇ: STALİN DÜŞMANLIĞI = SOSYALİZM KORKUSU

Bugün Stalin’e yönelik saldırıların temelinde yatan gerçek şudur:

“Stalin düşmanlığının altında sosyalizm korkusu vardır.”

 

EMPERYALİZMİN TARİHİ: HALKLARA KARŞI İŞLENEN SUÇLARIN TARİHİDİR

Emperyalist devletlerin tarihi, halklara karşı işledikleri suçlarla doludur.
Ülkeleri zorla işgal eden, halkları sömüren, sömürgecilik ilişkileriyle zenginlikleri talan eden onlardır.

Yeni sömürgeler elde etmek için birbirleriyle kıyasıya rekabet eden, çatışmaları paylaşım savaşlarına dönüştüren de emperyalistlerdir.


  1. PAYLAŞIM SAVAŞI: EMPERYALİST ÇIKAR SAVAŞI

İkinci emperyalist paylaşım savaşının sorumlusu emperyalist cephedir.
Faşist Almanya’nın sömürgelerde hak iddia etmesi ve İngiliz-Fransız emperyalistlerinin pazarlarını koruma çabası, bu çatışmanın savaşa dönüşmesine neden olmuştur.

Stalin’in ve Sovyetler Birliği’nin bu savaşın başlamasında hiçbir sorumluluğu yoktur.
Faşist Almanya’nın işgallerle savaşı başlatmasının sorumluluğunu Sovyetler Birliği’ne yüklemek, tarihi tersine çevirmektir.

 

EMPERYALİSTLERİN BEKLENTİSİ: HİTLER’İ SOVYETLERE SALDIRTMAK

Hitler faşizmi saldırıya geçtiğinde, İngiliz ve Fransız emperyalistleri, Nazi Almanyası’nı Sovyetler Birliği üstüne kışkırtmıştır.
Stalin ve Sovyet kurmayları bu saldırının kaçınılmaz olduğunu gördükleri için zaman kazanmaya çalışmış ve bu koşullarda “Saldırmazlık Paktı” imzalanmıştır.

Amaç Hitler’in saldırısını geciktirmek, savaşa hazırlanmak için zaman kazanmaktı. Nitekim Sovyetler Birliği, bu zamanı seferberlik ve hazırlık için değerlendirmiştir.

 

SOVYETLER BİRLİĞİ: “SAVAŞIN SORUMLUSU DEĞİL, HEDEFİDİR”

Sovyetler Birliği, emperyalist savaşa saldıran değil, kendini ve sosyalizmi savunan konumdaydı.

Bugün Sovyetler Birliği’ni “saldırgan” ilan eden emperyalistler, savaştığı faşizmle aynı kefeye koyarak kendi suçlarını aklamaya çalışmaktadır.

 

SAVAŞIN ASIL SORUMLULARI

  • Faşist Almanya
  • İngiliz ve Fransız emperyalistleri
  • Kapitalist paylaşım savaşının tarafları

Savaşın bilançosu:

  • 55 milyon insan öldü
  • Binlerce şehir bombalandı
  • Milyonlarca insan sakat kaldı

Bugün “Stalin’i yargılayan” Avrupa Birliği emperyalistleri, o gün yaşanan yıkımın asıl sorumlularıdır.

Halklara hesap vermesi gerekenler, sosyalist önderler değil emperyalistlerdir!

 

AVRUPA’YI FAŞİZM İŞGALİNDEN KURTARAN GÜÇ: STALİN ÖNDERLİĞİNDEKİ KIZIL ORDU

Hitler, 22 Haziran 1941’de 190 tümenlik devasa askeri güç ve 5 bin uçak desteğiyle “Barbarossa Harekâtı”nı başlattı. Sovyetler’i hızla teslim alacağını düşündü. Hatta:

“Komünistlerden temizlenmiş topraklara 10 milyon Alman yerleştirilecek” planı hazırdı. Fakat bu saldırıya karşı sarsılmaz bir irade ile verilen direniş, zaferi getirdi.

Stalin, Ekim Devrimi’nin 24. yılında şöyle diyordu:

“Alman çapulcular Sovyet halklarını yok edecek bir savaş istiyorlar.
Öyleyse, eğer yok edecekleri biri lazımsa, bunu onlardan esirgemeyeceğiz!”

 

DESTANSI DİRENİŞ: LENİNGRAD, STALİNGRAD VE MOSKOVA

  • Leningrad 900 gün kuşatma altında kaldı.
    1,5 milyon insan açlıktan öldü; şehir teslim olmadı.
  • Stalingrad’da sokak sokak, ev ev çatışmalar yaşandı.
    Bir Alman subay şöyle diyordu:

“Volga’ya yalnızca bir kilometre var ama o kilometreyi geçemiyoruz.
O bir kilometre için verilen savaş, tüm Fransa’nın ele geçirilmesinden daha uzun sürdü.”

  • Moskova’da, köy köy, kasaba kasaba direnildi.

İşte bu kararlılık faşizmi yenen iradedir.

 

SONUÇ: GERÇEKLER ŞUNLARDIR

II. Paylaşım Savaşı’nı çıkaran emperyalistlerdir
Hitlere Sovyetlere saldırması için yol veren emperyalistlerdir
Avrupayı faşizmden kurtaran Stalin önderliğindeki Sovyet halkıdır
Bugün Stalin’i suçlayanlar, dün faşizmin ortağı olan emperyalistlerdir

 

“Stalin’i faşizmle eşitleyen emperyalist propaganda, faşizmin suçlarını aklamakta, halkların direnişini suç ilan etmektedir.
Gerçekte Avrupa’yı faşizmden kurtaran Stalin önderliğindeki Sovyet halklarıdır.
II. Paylaşım Savaşı’nın sorumlusu sosyalizm değil kapitalizmdir, Stalin değil emperyalist cephedir.”

  1. Paylaşım Savaşı’nda Sovyetler Birliği’nin Fedakârlığı: Faşizme Karşı Zaferin Gerçek Sahibi
  1. Paylaşım Savaşı’nda dünya genelinde 50 milyona yakın insan yaşamını yitirdi. Bu kayıpların içerisinde:
  • 6 milyonu Yahudi,
  • 160 bini Yunan,
  • 6 milyonu Polonyalı,
  • 600 bini Fransız,
  • 500 bini İngiliz,
  • 6 milyonu Çinli,
  • 1,5 milyonu Yugoslav yer alıyordu.

Ancak Sovyetler Birliği tek başına 20 milyondan fazla evladını—en değerli kadrolarını ve komünistlerini—şehit verdi. Bu rakam, savaşta ölenlerin yaklaşık yarısına denk gelmektedir.

 

İnsan kaybının ötesinde: Bir ülkenin kül oluşu

Sovyetler Birliği yalnızca insan kaybı yaşamamış; aynı zamanda ağır bir yıkıma uğramıştır:

  • Alman faşistleri yüzlerce yerleşim bölgesine tonlarca bomba yağdırmış,
  • Onlarca şehri yakmış,
  • Yüzlerce köyü haritadan silmiştir.

On binlerce insan sakat kalmış, aileler parçalanmış, binlerce çocuk anasız babasız kalmıştır. Yıkılan şehirlerin yeniden inşası, halkın maddi ve manevi yaralarının sarılması, büyük emek, enerji ve fedakârlık gerektirmiştir.

Sovyet halkları, faşizme karşı zafer için her anlamda büyük bedeller ödemiştir.

 

Bu gerçekler hesaba katılmadan 2. Paylaşım Savaşı’nın tarihi yazılamaz

Savaşın başından sonuna kadar Sovyet halklarının ve önderliğinin gösterdiği cüret, kararlılık ve fedakârlık, SBKP’nin ödediği ağır bedeller dikkate alınmadan 2. Paylaşım Savaşı tarihe geçirilemez.

Hitler faşizmini Berlin kapılarında durduran işte bu fedakârlık ve direniştir.

Şimdi sorulmalıdır:

Milyonlarca insanın özgürlüğü için 20 milyondan fazla insanını şehit veren bu fedakârlığı hangi emperyalist ülke göstermiştir?
Avrupa’da hangi lider veya hangi parti, Stalin ve SBKP’nin faşizm karşısındaki tavrını gösterebilmiştir?

 

İkinci cephe neden açılmadı?

Tam tersine, emperyalist ülkeler Sovyetler Birliği daha fazla güçsüz düşsün diye ikinci cepheyi bilerek geciktirmiş, Sovyet halklarını faşist kuşatmalar altında yalnız bırakmıştır.

Zaferin gerçek sahipleri:

  • Stalin önderliğinde savaşan ve 20 milyonu aşkın evladını şehit veren Sovyet halkları,
  • Komünist Parti ve cephelerde en önde çarpışan partililer,
  • Kendi ülkelerinde işbirlikçi yönetimlere rağmen idamlara, kurşuna dizilmelere, işkencelere karşı silahla direnen komünistlerdir.

Rakamlar yalan söylemez

Çatışma Sovyet Kaybı ABD Kaybı
Stalingrad Muharebesi 46.700 subay ve asker
Normandiya Çıkarması 1.465 asker

Bu tablo ortadayken burjuvazi hâlâ zaferin Normandiya çıkarması ile kazanıldığını anlatmaya çalışmakta, halkların bilincinden komünistlerin rolünü silmeye uğraşmaktadır.

 

Kimler savaşmadı, kimler suçlu?

Yeni pazarlar, hegemonya ve dünya jandarmalığı için savaşan emperyalistlerin bu zaferde hiçbir payı yoktur. Tersine, Hitler faşizminin Avrupa’yı ve Sovyetler’i yakıp yıkmasını uzun süre seyrederek suç işlemişlerdir. Pazar kavgaları uğruna 50 milyona yakın insanın ölümüne yol açanlar onlardır.

 

Stalin Yol Göstermeye, Sosyalizm Umut Olmaya Devam Ediyor

“Emperyalizmin ideolojik saldırısı sürüyor. 1990’larda ‘elveda proletarya’, ‘sosyalizm öldü’, ‘devrimler çağı kapandı’ sözleriyle başlayan ve halkların anti-emperyalist mücadelesini ‘terör’ ilan ederek sürdürülen saldırı, bugün komünizmi ve komünistleri suçlu sandalyesine oturtmaya çalışarak devam ediyor.”
— Yürüyüş, 29 Ocak 2006, Sayı: 37

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’ne sunulan bir öneride, faşizm ile komünizm aynı kefeye konmak istenmiş, “komünist yönetimler de yargılansın” denmiştir. Bu, insanlığa ve tarihe karşı açık suçtur.

Bu saldırılar, sosyalizmin hâlâ bir alternatif ve umut olmasından kaynaklanmaktadır. Emperyalistler, bu umudu yok etmek, halklara alternatifsizlik dayatmak istemektedir.

 

“Kanla yazılmış tarih silinemez”

Hiçbir ideolojik saldırı, hiçbir çarpıtma, ne kadar pervasız ve ahlaksız olursa olsun, komünistlerin yüzünü görmedikleri insanlar için canlarını feda ederek yazdığı tarihi karartamaz.

Stalin yol göstermeye, sosyalizm umut olmaya devam etmektedir.
Hiçbir güç, faşizme karşı verilen büyük direniş savaşını karalayamaz.

Hitler’in suç ortakları olan AB emperyalistleri kanla yazılmış bu şanlı tarihi silemez. Güçleri yetmez. Bu tarih dünya halklarının onurudur.

 

What is your reaction?

Excited
0
Happy
0
In Love
0
Not Sure
0
Silly
0

You may also like

Leave a reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

More in:Analiz