SİYONİST İSRAİL PARLAMENTOSU KNESSET, FİLİSTİNLİ TUTSAKLARIN ÖLDÜRÜCÜ ENJEKSİYONLA İDAM EDİLMESİ KARARINI İLK AŞAMADA ONAYLADI!
HAPİSHANE YETMİYOR — ÖLÜMLE TEHDİT EDİYORLAR!

Siyonist İsrail parlamentosu Knesset, Kasım 2025’in başlarında yapılan ilk oylamada Filistinli tutsakların idam edilmesini öngören kararı onayladı. Tasarı yasalaşırsa, Filistinli tutsaklar öldürücü enjeksiyon yoluyla infaz edilecek.
İsrail’in faşist yasalarına göre bir tasarının yasalaşabilmesi için üç aşamalı oylamadan geçmesi gerekiyor. İdam tasarısı ilk oylamada 16 “hayır” oyuna karşılık 39 “evet” oyuyla kabul edildi.
İdam cezası yalnızca İsraillileri cezalandıran Filistinli direnişçilere uygulanacak. Filistinlileri öldüren İsrailliler için ise geçerli olmayacak.
İdam cezasına çarptırılan Filistinli tutsaklar, kararın açıklanmasından sonra 90 gün içinde öldürücü enjeksiyonla infaz edilecek. Bu, işkencenin başka bir boyutudur. Tutsaklar 90 gün boyunca sürekli infaz tehdidi altında tutulacaktır. Bu işkencedir.
Filistinli tutsakları hedef alan idam yasası, İsrail’in faşist Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir tarafından Knesset’e sunuldu. Katil Ben-Gvir, ABD emperyalizminin işbirlikçilerinden oluşan parlamentoda Filistinlilere duyduğu nefreti şeker dağıtarak “kutladı”.
Ağzından salyalar saçarak Ben-Gvir şu açıklamayı yaptı:
“Otzma Yehudit (Yahudi Gücü Partisi) tarih yazıyor. Söz verdik ve yerine getirdik. Teröristler için idam cezası getiren yasa ilk oylamada kabul edildi.”

NEDEN FİLİSTİN!
NEDEN FİLİSTİNLİ TUTSAKLAR İÇİN İDAM CEZASI?
Emperyalizmin silahlı örgütleri dünyanın dört bir yanında silahsızlanma politikası dayatırken, Filistin halkı direniyor.
Örgütlerin “zihnen de silah bırakmalıyız” dediği, silahlarını yaktığı ve kendini feshettiği bir ortamda Filistin halkı silahlı mücadele yürütüyor.
İdam tehdidi, özünde silahsızlanma ve zorla teslim alma dayatmasıdır.
Filistin, dünya çapında silahlı mücadeleyi büyütmektedir. Halkları teslim olmaya değil, direnişe çağırmaktadır. Silahlı mücadeleyi meşrulaştırmaktadır.
Asıl cezalandırılan budur.

İDAM CEZASI, SİYONİST İSRAİL TERÖRÜNÜN YASALLAŞTIRILMIŞ HALİDİR VE FAŞİZMİN DAHA DA SALDIRGANLAŞTIĞININ GÖSTERGESİDİR
İdam cezası yok etme ve yıldırma aracıdır.
İdam cezası, Filistin halkına karşı uygulanan hukuki terörün bir biçimi olan idari tutukluluğa eklenen yeni bir saldırıdır.
İdam cezası, vatanlarını işgal eden Siyonist katillere karşı meşru ve haklı bir mücadele yürüten Filistin halkını “terörize etme” ve “kriminalize etme” girişimidir.
İdam cezası, dünya halklarının Filistin halkının anti-emperyalist mücadelesine verdiği desteğe ve direnişe duyulan sempatiye tahammülsüzlüğün ifadesidir.
Hukuk sınıfsal bir kavramdır. Hukuk, egemen sınıfların iradesinin yasallaşmış halidir. Temel amacı özel mülkiyeti korumaktır.
Hukuk, yönetenlerin adaletsizliklerini meşrulaştırmak için kullandığı bir araçtır.
Marx’ın tanımıyla hukuk, “egemen sınıfın yasallaştırılmış iradesidir.” Hukuk, devletin —yani egemen sınıfın— diğer sınıflar üzerindeki baskısının yasal biçimidir.
Hukuk, egemen sınıfın diğer sınıfları bastırmak ve üzerlerinde baskı kurmak için kullandığı kurallar bütünüdür.
Orta Doğu’da ABD’nin jandarması olan işgalci İsrail söz konusu olduğunda hukuk, Filistin halkının sistematik biçimde katledilmesine ve Filistin topraklarının adım adım işgaline meşruiyet kazandırmak için kullanılmaktadır.
İDAM CEZASININ YASALLAŞTIRILMASI, İSRAİL’İN KATLİAMLARININ KENDİ PARLAMENTOSU TARAFINDAN ONAYLANMASIDIR.
İnfazlar suçları önlemek için değil, suçları gizlemek için yapılır.
SUÇ: Emperyalist güçler aracılığıyla Filistin topraklarının işgali ve Filistin halkının katledilmesi.
“HER ALANDA DİRENİŞLE KARŞILANACAK”
İlk oylamada idam cezasının kabul edilmesinin ardından Filistin Halk Kurtuluş Cephesi (FHKC) bir açıklama yaptı.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Düşman parlamentosunun ‘Filistinli tutuklular için idam cezası’ getiren yasa tasarısını ilk okumada onaylaması, Siyonist işgalin faşist karakterini yansıtan yeni bir savaş suçudur.”
FHKC, idam cezasının Siyonist İsrail’in “ırkçı, faşist ve kanlı doğasının açık bir kanıtı” olduğunu belirtti.
Açıklama şöyle devam etti:
“Bu karar yalnızca Siyonistlerin intikam arzusunu ifade etmiyor, aynı zamanda işgalin yıllardır hapishanelerde sistematik işkence, tıbbi ihmal veya doğrudan infaz yoluyla kahraman tutsaklarımıza karşı yürüttüğü sistematik infazları meşrulaştırmayı amaçlıyor.
Bugün özellikle savaş suçlusu Itamar Ben-Gvir’in yönettiği ‘Sdeh Teiman’ gözaltı kampında işkence ve yavaş infazlar biçiminde yaşananlar bu politikanın canlı örneğidir.
Bu tasarının onaylanması halkımıza ve tutsaklar hareketine yönelik yeni bir tırmanışın tehlikeli bir adımıdır ve bu yapının yalnızca cinayet ve yok etme dilini bildiğini teyit etmektedir.
Tutsaklarımız, işgal altındaki vatanlarını ve halklarının haklarını ve onurunu savunan özgürlük savaşçılarıdır; halkımıza karşı her türlü öldürme, kuşatma ve aç bırakma yöntemini kullanan katil, suçlu ve sadist bir çeteye karşı mücadele etmektedirler.
Cephe, bu suç örgütünün tutsaklara karşı işlediği iğrenç suçların durdurulması ve liderlerinin tutsaklara ve tüm Filistin halkına karşı işledikleri suçlardan dolayı savaş suçlusu olarak yargılanması için acil uluslararası eylem çağrısı yapmaktadır.
Cephe, bu kararın Filistin halkının yanıtı olmadan geçmeyeceğini ve tutsaklarımıza yönelik her saldırının tüm alanlarda yükselen direnişle karşılanacağını teyit etmektedir.”
İDAM TEHDİDİ, FİLİSTİN HALKININ HAKLI VE MEŞRU MÜCADELESİNİ DURDURMAYA YETMEYECEKTİR!